14 Ocak 2013 Pazartesi

Umut Çocukları Okur Mu?

Umut çocukları aile ortamından kopmuş sokaklarda yaşayan, sorunlu, maddi manevi yardıma muhtaç olup kötü koşullarda çalıştırılan, evinden kaçmış, uyuşturucu madde (tiner, esrar, eroin, alkol vb.) bağımlısı olan çocuk ve gençler. Vakıfbank bu çocukları olumsuz davranış ve alışkanlıklarından arındırıp topluma ve ailelerine kazandırmak için parasız yatılı bir okul açmış Vakıfbank Umut Çocukları Sosyal Rehabilitasyon Merkezi Yatılı Okulu. 

Vakıfbank’ın sitesinde okulun daha detaylı tanıtımı bulunmakta. Banka Kartal'daki binaya okulu yerleştirmiş ve okulun finansörlüğünü üstlenmiş. Fakat anlaşılan yapılan maddi destek şu an için yeterli değil. Çocuk sayısı da gün geçtikçe artmış.

Yılbaşı öncesi arkadaşım Elif Karasu vasıtasıyla Umut Çocuklarına yılbaşı hediyesi olarak eşofman takım, çorap, bere ve eldiven aldık. Hediyelerin verildiği gün ben okula gidemedim fakat o gün çocukların ne kadar mutlu olduklarını aşağıdaki resimlerden görebilirsiniz. 




  
 

 






Bu işe önayak olan Elif bu çabayı devam ettirmek gerektiğini düşünüp yeni bir kampanya başlattı. Kampanya detaylarını aşağıda Elif’in kendi satırlarında bulacaksınız. 

“O gün, binayı gezerken, ben özellikle kütüphaneyi ve oyun odasını görmek istedim. Oyun odasında bence çok ihtiyaç yok. Daha çok küçük olanlar kullanıyormuş. Onlar için yeterli oyuncak var. Kütüphanede de kitap var ama sık yazılı ve ciddi kitaplar. Çocukların yaşlarına ve ilgi alanlarına uygun değil. 

Çocukların genelde akademik olarak başarılı olamadıklarını öğrendik. O nedenle artık daha başarılı oldukları spora yönlendiriliyorlarmış. (Madalyaları ve kupaları yukarıdaki fotoğraflardan görebilirsiniz.)

Ben, bu çocukların okumaya heveslenmeleri için yanlış kitaplarla karşılaştığını düşünüyorum. Etrafımdaki kişilerin, başaramayacağımı söylemelerine rağmen onlara hoşlarına gidecek, sadece kendilerinin olacak, bol renkli, maceralı, komik kitaplar alırsam ve en azından aralarından 10 tanesi bu yeni kitapları okuyup kokusunu içine çekerse birşeylerin değişebileceğine inanıyorum.

Ne demişler: "Bir çocuk değişir, dünya değişir" ya da dememişler de ben dedim şimdi! Bilemiyorum. 

İşte bu amaçla çocukların seveceklerini düşündüğüm kitapları, karne hediyesi olarak, 24/01/2013 perşembe günü onlara, tek tek hediye etmek istiyorum. Siz de benim gibi düşünüyorsanız, bana katılabilirsiniz.

Not : Çocuklar çok akıllı tipler. Gelen yardımları hemen koşup, kendileri topluyorlar. Yani giden yardımların onlara ulaşmaması imkansız. Kimselere kaptırmazlar hediyelerini. 

Sevgiler,” 

Kitap göndermek isteyenler okulun Vakıfbank'ın sitesindeki adresine gönderebilir veya Elif Karasu ile bağlantıya geçebilir.  

Umut ışığı yakan herkese şimdiden teşekkürler. 

7 Ocak 2013 Pazartesi

31 Mart Vakası

Geçen sene 31 Mart 2012'de Cimcime'ye Diş Buğdayı Partisi yapmıştık. Blogda buluması gerektiğini düşünüp resimleri arayıp buldum, yükledim. Pasta ve pop kekler hariç yiyeceklerden süslemelere kadar hemen herşeyi kendim yaptım.   



150 adet diş şeklinde kurabiye tek tek süslenip paketlendi.  



Popkekleri bloğunu takip ettiğim bir arkadaşım yaptı. 



Çilek kreması ile süslü cupcakeler Mum-made. 



Cevizli fındıklı üzümlü diş buğdayımızı anneannemiz pişirdi. Adet olduğu üzere kadehlerden birine altın saklandı. Kadehlerin süslemeleri, danteller, güller ve kurdelalar ile yine tek tek elde yapıldı her birine "Cimcime'nin Dişi Çıktı" etiketleri yapıştırıldı. 


Buğdaydaki altını bulan ablamız daha sonra Cimcimeye aşağıdaki güzel kıyafeti aldı.  

  


Tuzlu olarak susamlı halkalarımız, zeytinli - kekikli muffinler, suböreği ve zeytinyağlı sarmamız vardı. Ayrıca çocuklar için de lokumlar, bonibonlar, çubuklu lolipopllar ve diş fırçası şeklinde şekerlerden oluşan bir "Şekerci Köşesi" vardı. 


Diş şeklinde diş perili pastamız Spatula tarafından yapıldı. Görüntüsü de tadı da çok güzeldi. Ellerine sağlık Spatula .


Şeker hamurundan Cimcime ve çıkan dişi ve oyuncak tavşanı.


Diş perisi. 


Masa süslemeleri, balonlar - balon ağırlıkları , arkada görünen "Cimcimenin Dişi Çıktı" bannerı, kağıttan cup cake süsleri, etiketler tamamen Mum-made.  


Bunların dışında fotoğraflamayı unuttuğum tüllerin ortasına yerleştirdiğim kocaman bir dişten oluşan giriş kapı süsümüz, apartman girişine astığımız "parti burda" tabelamız ve "hoşgeldiniz" bannerımız, misafirlerimize armağan ettiğimiz paketlerdeki süslemeler diş şeklinde mumlarımız, diş fırçalarımız, gelen misafirlerin Cimcime'ye dileklerini yazdıkları Dilek Ağacımız vardı. 


Yukarıda dedemiz Cimcime için iyi dileklerini yazarken görülüyor. 



Davetiyemiz

 

Mum-Made kitap ayracı (son halinde ucunda püskülü de vardı)


 

Beyaz çerçeveye koyup girişe astığımız Parti Posterimiz. 


Klasik bir Diş Buğdayı ritüeli olarak Cimcime meslek seçimi yaptı. Bu ritüel öncesi herkese aşağıdaki anketi dağıtıp Cimcimenin hangi mesleği seçeceğini tahmin etmesini istedik.  


Diş Teyzesi Cimcime'yi ritüel için hazırlıyor. Buğday ve nazarlıklardan oluşan kolyesini takıyor, inci gibi dişler diliyor. 


Kalabalıktan (aynı anda 45 kişi, gün içinde 60 kişi) şaşıran yavrucuk önce ürkek ürkek oturdu. 




Daha sonra da pembe kurdela ile süslediğim kepçeyi alıp sosyete Aşçı'sı olacağını ilan etti. Yemek yemekten hoşlanmayan bir bebek büyüyünce aşçı olabilir mi ilerde göreceğiz artık. 


Anket dolduranlar arasında mesleği doğru tahmin eden kişiyi belirlemek için anketler kontrol ediliyor ve talihli konuğumuza armağanı veriliyor.  




Kalabalık ve sıcaktan bunalan Cimcime üzerine rahat birşeyler giyip soluğu Ero'nun sırtında alıyor. 

Bu resimler de olmasa kızımın ne kadar hızlı büyüdüğünü anlayamıyorum. Sanki yukarıdaki resim başka bir bebek. Oysa daha bu resim çekileli 8 ay oldu. 

Herkese sağlıklı dişler dileriz. 

3 Ocak 2013 Perşembe

OJE-MANIA

Huzurlarınızda 2013'ün oje trendleri. Bunların yanında bir de ressam bulundurmak gerek orası ayrı.  


Renk ve ruj ile uyumu harika.

Siyah french olmasa daha iyi olurmuş bence. 


Yazın çok şirin olabilir. 


Buna bayıldım. Mat siyahı nerden bulmuşlar acaba ? Bu konuda çalışacağım. 


Hintli bir manikürcü bu işi çözer.


Gökkuşağı gibi ama ben hayatta sürmem.


Puantiye çılgınlığı. 


Bu da güzel bak mesela. 


Oyy oyy yerim ben o papyonu. 


Jelibon tadında tırnaklar. Tırnak yiyenler sürmesin, iştah arttırır. 



Yılbaşı zamanı sürülürse uyar.  

Karınca istermiyim ? Bilemedim...


Huuuu etnik modası tırnaklara da sıçramış...



Korku filmi seyretmeye giderken uyar. 



Buna bayıldım. Nerden bulurum acaba ? Bulursam kesin alırım.




2 Ocak 2013 Çarşamba

Mutlu Yıllar

Her yıl sonu yaklaşırken gelecek yeni yılın hevesiyle bir heyecana kapılıp giderim. Ben hep yıl başlarında değil de sonlarında yaşıyorum mutluluğu. Nedeni de umut. Daha iyi, daha güzel bir yıl olacağı umudu. Oysa geçen hiç bir yılım çok kötü değil, günlerin çoğu kötü geçse bile içinde gülüşler de oluyor mutlaka her yılın. Hastalıklar, tartışmalar , ağlaşmalar ile geçen günlerin yanında kızımın ilk adımlarını attığı, anni anni diye peşimde dolandığı, etrafı kahkahalarıyla çınlattığı bir yıla nasıl kötü bir yıl diyebilirim. Veya nasıl bundan daha iyi bir yıl dileyebilirim. Ancak şükredebilirim. 

Hepinize en az 2012 kadar güzel bir yıl dilerim.